Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
başlama vuruşu
Anlamı:

1. isim , isim , spor , spor , isim , isim , spor , spor , Futbolda oyuna ilk başlamada veya her golden sonra topu orta yuvarlağın merkezinde yeniden oyuna sokmak için yapılan vuruş, santra


başlama!
Anlamı:

1. `hoş olmayan bir söz veya davranışı tekrarlama!` anlamında kullanılan bir söz


başlamak fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -e , -e , Bir işe girişmek, harekete geçmek

Örnek:

1. Şairliğe on sekiz yaşında gazel ve rubailerle başlamıştı.

1. Şairliğe on sekiz yaşında gazel ve rubailerle başlamıştı.

2. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Çalışır, işler, yürür duruma girmek

Örnek:

1. Bundan başka, evlenme hayatı da oldukça başarılı başladı.

1. Bundan başka, evlenme hayatı da oldukça başarılı başladı.

3. Olmak, oluşmak, ortaya çıkmak, doğmak

Örnek:

1. Şiirimiz milletimizin Anadolu'daki teşekkülü ile başlar.

1. Şiirimiz milletimizin Anadolu'daki teşekkülü ile başlar.

4. Görünmek

Örnek:

1. Kasabanın kenar mahallelerinden sonra bir mezarlık başlardı.

1. Kasabanın kenar mahallelerinden sonra bir mezarlık başlardı.

5. Etkisini göstermek

Örnek:

1. Kış başlarken yapraklar döküldü.

1. Kış başlarken yapraklar döküldü.


başlanabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başlanabilmek işi


başlanabilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Başlanma ihtimali veya imkânı bulunmak


başlangıç

İlgili Kelimeler:

başlangıç noktası

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir iş, bir dönem, bir hayat vb.nin ilk bölümü

Örnek:

1. Hayatın başlangıcı gibi sonu da bir ninni, masal ve uyku ihtiyacını duyuyor.

1. Hayatın başlangıcı gibi sonu da bir ninni, masal ve uyku ihtiyacını duyuyor.

2. edebiyat , edebiyat , edebiyat , edebiyat , Ön söz, giriş, mukaddime


başlangıç noktası
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir işin veya şeyin başladığı yer

2. Parametrelenmiş bir yayın uçlarından biri

3. matematik , matematik , matematik , matematik , Sıfır sayısının, sayı doğrusundaki yeri, baş nokta


başlangıç tutmak (veya almak)
Anlamı:

1. bir işi, bir dönemin, başladığı nokta veya tarih olarak kabul etmek, belirtmek

Örnek:

1. Tarihler, bu sorunu açıklarken 1071 yılını başlangıç tutarlar.

1. Tarihler, bu sorunu açıklarken 1071 yılını başlangıç tutarlar.


başlangıçta
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , İlk zaman, ilk dönem

Örnek:

1. Daha çok tensel ihtirasa açık olan bu evlilik başlangıçta mutluluk getirir.

1. Daha çok tensel ihtirasa açık olan bu evlilik başlangıçta mutluluk getirir.


başlanılma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başlanılmak işi


başlanılmak fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -e , -e , Başlanmak


başlanış
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başlanma işi


başlanma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başlanmak işi


başlanmak fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -e , -e , Başlama işine konu olmak

Örnek:

1. Bir işe başlandı mı bitirilmeliydi.

1. Bir işe başlandı mı bitirilmeliydi.

2. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Baş oluşmak

Örnek:

1. Soğan başlandı.

1. Soğan başlandı.


başlatabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başlatabilmek işi


başlatabilmek fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Başlatma ihtimali veya imkânı bulunmak

Örnek:

1. Susturmaya susturdun, emir verip başlatabilir misin?

1. Susturmaya susturdun, emir verip başlatabilir misin?

2. Başlatma becerisi bulunmak


başlatılabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başlatılabilmek işi


başlatılabilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Başlatılma ihtimali veya imkânı bulunmak


başlatılma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başlatılmak işi


başlatılmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Başlatma işi yapılmak


başlatış
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başlatma işi


başlatıverme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başlatıvermek işi


başlatıvermek fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Çabucak başlatmak


Telaffuz : başlatı'vermek

başlatma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başlatmak işi


başlatmak fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Başlamasına yol açmak

Örnek:

1. Operasyonu başlatacak işareti ondan bekliyoruz.

1. Operasyonu başlatacak işareti ondan bekliyoruz.

2. Birinin kötü konuşmasına yol açmak

Örnek:

1. Akıllı deyyusundan başlatacaksın şimdi.

1. Akıllı deyyusundan başlatacaksın şimdi.